Etiket arşivi: Hormonlu elma

HORMONLU ELMA

Zamanın birinde, adına Firuz denen bir köyün yakınında çalışan iki arkadaş varmış. Günlerden bir gün arkadaşlardan biri pazardan satın aldığı elmalardan birini arkadaşına vermiş. “Kraliçenin elması kadar güzel ve iri!” şeklinde bir güzel de reklam etmiş. 
Elma gerçekten de çok iriymiş. Elmayı alan arkadaşın iki yumruğundan da büyükçeymiş. Derken aklına takılan bir şey olmuş: “Köyde bin bir emekle baktığımız elmalar küçücük olurken bu nasıl bu kadar büyük olabiliyor?”
O anda arkadaşının az önce şakayla söylediği söz kulaklarında yankılanmış: “Kraliçenin elması...”
Aynşıtayn gibi muzaffer bir ilim adamı edasıyla dilini çıkarmadığı gibi, Arşimet gibi evreka demek de aklına gelmemiş ama “Tabii ya!” diye gözlerinin içi gülmeye başlamış. “Eskiden Pamuk Prenses’in kıskanç üvey annesi vardı. Zehir kattığı büyülü elmayla kızının güzelliğini elinden almak için uğraşırdı. Şimdi ise paragöz yetiştiriciler var. Elmayı hormonla bir güzel semizletip sana yediriyorlar. Sonra da sen hoop hasta olunca da neyin var neyin yok her şeyini alacak, seni soyup soğana çevirecekler...”
***
“Abi bu biraz uçuk oldu sanki!”
“Uçuk olduysa tamamdır.”
“Yok, öyle değil. Yani alakasız oldu demek istedim.”
“Ha, o zaman kötü! Ya nasıl yazsaydık?”
“Bence sonunu biraz değiştirsek yeterli olur. Şöyle yapalım:
Kötü cadı öldü ama varisi olan Paragöz Prens hâlâ hayatta! Pazar pazar gezip herkesin parasını kapıyor. Nasıl?”
“Fena değil! Ama benim anlattığımdan daha uçuk oldu sanki!
Ama bak biz Yedi Cüceleri unuttuk. Onu da katsak daha dikkat çeker.”
“Nasıl mesela?”
“Şöyle: O zaman dar ve izbe bir madende çalıştıkları için boyları uzamayan yedi tane cüce vardı ama şimdi hormonlu elmaları yiyerek küçülen bir nesil...”
“Yok abi, biz bu işi bırakalım en iyisi...”
“Bence güzel bağlayacaktık ama cümlemi bitirmeme izin vermedin.”
Onlar böyle tartışadururken yanıbaşlarındaki elma hâlâ ilk anki canlılığıyla parlayıp onlara göz kırpıyormuş.
***